Makrobiyotik Beslenme Yakında Hayatımızda
Daha önceki yazılarımızda kısa bir giriş yapıp, makrobiyotik beslenme hakkında az çok bilgi sahibi olduktan sonra, Makrobiyotik Beslenmenin temelini anlamaya çalışalım.
Makrobiyotiğin temeli aslında tüm diyetlerle aynı:”Dengeli Beslenme”.Ama elbette her diyette olduğu gibi makrobiyotiğinde kendine göre bir “dengesi” var.Tam tahıllar, makrobiyotikteki ana besinler olarak geçiyor.Böyle olunca her öğünümüzün % 60′ını (Bu tabağımızın neredeyse yarısından fazlası oluyor) tam tahıllar oluşturuyor.
Öğünümüzün geri kalan %25-30′unu sebzeler, %5′ini deniz bitkileri ve diğer %5′ini de çorbalar oluşturuyor.
Arpa, karabuğday, rafine edilmemiş pirinç, darı, yulaf, çavdar, tam buğday, bulgur makrobiyotik beslenmede devamlı yenebilecek tahıllar arasına giriyor.
Yenmesi tavsiye edilmeyen gıdalar arasındaysa, hayvansal besin içeren, kalorili hamur işleri var.
Sebzelerden de avokado, patlıcan ve patates gibi bazı sebzeler sık yendiğinde kanda asitlenmeye neden olabileceği için makrobiyotikte tavsiye edilmiyor.
Baklagillerden ise fasülye en yararlı besinlerden biri olarak gösteriliyor.
Et yenilmesi, hayvanların suni yolla beslenmesi nedeniyle tavsiye edilmiyor.Balık ve deniz mahsüllerinde de deniz temiz olduğu sürece hiçbir sakınca görülmüyor.
Yine, makrobiyotikte “süt ve süt ürünleri tüketilmese daha iyi olur” deniyor.
Kısacası makrobiyotikte bir nevi vejetaryenlik ve vaganlık söz konusu.
Bir başka önemli konu ise, tüm besinlerin organik olarak tüketilmeli, yemekler mevsimine göre pişirilme süreleri değiştirilerek yapılmalı.Buna göre, ilkbaharda daha kısık ateşte, kış aylarında ise daha harlı ateşte pişirilmeli.
Fındık, fıstık, badem ve kestane her öğünde bir avuç kadar yenebiliyor.
Meyvelerden elma, kayısı, kiraz, kavun, şeftali, armut, erik yanebiliyor .Ama ananas, mango yok.
İçeceklerden, kahvenin mutlaka çekilmiş çekirdek kahve olması gerekiyor.Alkol ve suni tatlandırıcı kullanılmış içecekler kesinlikle tavsiye edilmiyor.
Eminiz bu beslenme tarzından fayda görmüş ve kilo sorununu çözmüş pek çok insan vardır.Ve çok yakında bizde de bu beslenme tarzı büyük destek görecek ve belkide yeni yeni sektörlerin pazara girmesine neden olacaktır.
Kaynak:Posta Gazetesi
Bunu Okuyanlar Bunları da Okudu
- Ana Sayfa Güncel Konulara Erişin
- Ahmet Maranki’nin 2011 Kiraz Detoksu Tarihleri (11 Haziran, 2011)
- Ahmet Maranki 2011 Kozmik Beden Temizliği (10 Mart, 2011)
- Kushi Diyeti (13 Aralık, 2010)
- A.Maranki 2010 Sonbahar Kozmik Beden Temizliği (26 Eylül, 2010)
- A.Maranki’nin Temmuz 2010 Kiraz Detoksu (4 Temmuz, 2010)

Her sene haziran ayında başlayan ve temmuz , ağustos aylarında da devam eden Ahmet Maranki’nin kiraz ve karpuz detokslarının 2011 yılı tarihleri açıklandı.
| 

