Bu Gıdalar Mikroplara Karşı Koruyor
Havaların soğuması ile görülen grip gibi bulaşıcı hastalıklardan korunma ya da çağımızın hastalıklarından biri olan kanserle mücadelede, bağışıklık sisteminin nasıl güçlendirileceği konuşulur.
Bağışıklık sistemini güçlendiren gıdaların yanı sıra birde mikroplarla savaşan gıdaları tüketmek, bir çok hastalıktan korunmanın yollarından biridir.
Beslenmede, C ve D vitaminleri, çinko ve proteinler bolca alınmalıdır.
Kabuklu deniz ürünlerinde, kırmızı ette ve kabak çekirdeğinde bol miktarda çinko bulunur.
D vitamini süt ürünlerinde, balıkta ve yumurtada, C vitamini ise turunçgillerde, çiğ yenen yeşilliklerde, ekşi meyvelerde ve kuşburnunda yüksektir.
Proteinler, bilindiği üzere et , tavuk, balık, yumurta, süt ürünlerinde yüksek oranda bulunur.
Bu gıdalar bağışıklık sisteminin iyi çalışması için gereken gıdalardır.Birde mikropların yani bakterilerin üremesini engelleyen ve mikrobik hastalıklardan korunmaya yardımcı olan gıdalar vardır.
Dr.Ender Saraç mikroorganizmaların üremesini engelleme yönünde oldukça etkili olan mikropsavar gıdaların tüketilmesi gerektiğinden bahsediyor.
Aşağıda Dr.Ender Saraç’ın Posta gazetesinde yer alan mikropsavar gıdalarına yer verdik.
Mikropsavar Gıdalar
Karanfil: Ağız enfeksiyonlarında mikroorganizmaların üremesini engeller. 2-3 adet karanfili ağıza alarak hafifçe emip çiğneyerek ve karanfilleri ağızda değişik yerlerde dolaştırarak tüketebilirsiniz. Ancak karanfiller toksiktir. Aromasını alın ama kendisini yutmayın.
Fesleğen: Mikroplara karşı direnci artırır. Hatta fesleğen hapları solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korunmakta kullanılmaktadır.
Kekik: Göğsü yumuşatır, özellikle de mantar enfeksiyonlarına karşı korunmada yararlıdır. Kekiği isterseniz kaynar suyun içinde bekleterek çay gibi içebilirsiniz. İsterseniz de yemeklere bolca katabilirsiniz. Her iki durumda da yararı vardır. Ancak kekik suyunun farklı bir içecek olduğunu vurgulamak isterim. Kekik suyu daha çok kolesterol ve şeker sorunlarında yarar olan ama kekikten distilasyonla elde edilen farklı bir içecektir.
Defne yaprağı: Genel olarak mikroorganizmaların üremesini azaltıcı bir etkisi vardır. Direkt olarak yenmez ancak yemeklerin içerisine örneğin 1 tencereye 1, en fazla 2 yaprak konularak kullanılabilir.
Soğan: İçinde quercetin adı verilen doğal bir antioksidan vardır. Alerjik durumlarda da yararı olur. Soğanın kendisi ister çiğ, ister pişmiş olarak yensin her iki türlü de mikroorganizmalara karşı yararlıdır.
Sarımsak: İçinde bulunan sülfür bileşikleri mikroorganizmanın üremesini engelleyici bir etki verir. Hatta çoğu kişi sarımsağa doğal antibiyotik adını verir. Sarımsak sadece bakterilere değil, virüs ve mantarlara karşı da etki gösterir. Eğer midenize dokunuyor ya da kokusu rahatsız ediyorsa, sütün içerisinde bütün olarak haşlayıp, bütün olarak yutabilirsiniz.
Kefir: Özellikle bağırsak florasını dengeler. Bağırsaklarda zararlı mikroorganizmaların gelişmesine engel olur. Vücut direncini artırır.
Sirke: Doğal olarak arındırıcı bir özelliği vardır. Doğal sirkenin içerisindeki asitlerin mikroorganizmalara karşı korunmada olumlu bir etkisi vardır.
Limon: Limon da güçlü ve doğal bir asit olarak sirkeye benzer bir etki gösterir. Isıtıldığında içindeki C vitamini etkisini önemli ölçüde kaybetse bile asidit özelliği ile mikroorganizmalara karşı savaşta olumlu etkisi vardır.
Şitake mantarı: Doğal olarak vücut direncini artıran, bağışıklık sistemini kuvvetlendiren çok güçlü ve besleyici bir gıdadır. Artık ülkemizde marketlerde yalnız kurusu değil, tazesi de bulunabiliyor.
Doğal yoğurt: Kefire benzer bir etki gösterir. Ancak kefir probiyotiktir. Yani kendisi direkt olarak yararlı mikroorganizmaları içerir. Doğal yoğurt ise prebiyotiktir. Düzenli tüketildiğinde bağırsaklarda ve vücutta yararlı floranın oluşmasına yardımcı olur
Kaynak: www.posta.com.tr
Bunu Okuyanlar Bunları da Okudu
- Ana Sayfa Güncel Konulara Erişin
- Yağ Şeker ve Tuz Doyma Hissini Engelliyor (6 Nisan, 2010)
- Tarkan Güveloğlu’ndan Zayıflamaya Yardımcı Çay (11 Şubat, 2010)
- 5 Kilo Vermek İçin 6 Tavsiye (11 Şubat, 2010)
- Hızlı ama Sağlıklı Kilo Verme (11 Şubat, 2010)
- Kafein Yağ Yakımını Kolaylaştırıyor (24 Ocak, 2010)

Sağlıklı zayıflama programlarında 3 ana, 3 veya 4 ara öğün verilmesinin nedeni metabolizma hızının yavaşlamasını engellemek içindir.
| 


